10 Kasım 2009

Saygıyla ve Özlemle Anıyoruz...


Yazacak çok şey var aslında ama neyse... Şimdili sadece; Seni özlüyoruz...

06 Kasım 2009

kampanya: YEREL Tohumlarınıza Sahip Çıkın!

GENETİĞİYLE OYNANMAMIŞ, YAŞADIĞI YERE EN İYİ UYUMU SAĞLAMIŞ VE BİR EKOSİSTEMİN PARÇASI OLAN YEREL VE DOĞAL BİTKİLERİN TOHUMLARINI TOPLAYIN , SAKLAYIN VE EKİM ZAMANI GELDİĞİNDE YENİDEN TOPRAKLA BULUŞTURUN. GDO’LARA İNAT YEREL TOHUMLARINIZI SAHİPLENİN!

Sineksekiz bu kampanyasını görünce hemen paylaşmak istedim. Soframda genetiği değiştirilmiş organizma istemiyoru bende! Bu kadar verimli toprağımız varken neden bunlar.

Yarında Beşiktaş Demokrasi Anıtı Önünde GDO'ya Hayır Mitingine Destek verebilirsiniz.
07 Kasım 2009 Cumartesi 13:00 - 14:30

Gdoyahayir

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar'a (GDO) HAYIR Diyenler
Soframda genetiği değiştirilmiş organizma istemiyorum!

GDO'LU TARIMSAL ÜRÜNLERE HAYIR!


30 Ekim 2009

Çalışıyorummm..

İşler yoğun bu aralar. Biraz sabır bloğum... :O*

21 Ekim 2009

İngiltere'den Kuzenim Geldi Evde Bir Bayram Havası...

Sevgili Zuzum iki yıldır İngiltere de yaşıyor ve çok uluslu bir arkadaş çevresi var. Onlardan öğrendiği yemeklerini her sene geldiğinde bizim üzerimizde test ediyor. Yılbaşında geldiğinde Çin yemekleri yapmıştı. Bu seferde Hint ve Karayip mutfağından oluşan bir menü vardı.
Yapım aşamasın da hepimizde ne çıkacak önümüze, aç mı kalacağız acaba korkuları taşırken yemeğin sonunda tencerelerin dibini sıyırma derecesine geliyoruz. Dün akşamda öyle oldu. Hepsi çok lezzetliydi ellerine sağlık Zuzucuğum.

19 Ekim 2009

Rahmi Koç Müzesi

Geçen hafta sonu arkadaşlarla beraber Rahmi Koç Müzesine gittik. Çok eğlenceli ve doyurucu bir geziydi, yazmak için sabırsızdım ama anca fırsat buldum. Yoğun bir haftaydı çünkü ofiste. Özellikle çocukları olan arkadaşların çocuklarıyla beraber gitmesini tavsiye ediyorum. Görsel olarak ta teknik bilgiler açısından da çok yararlı bir müze olmuş.

Giriş ücretleri de çok uygun yetişkinler 10 tl çocuklar 5 tl. Bu ücrete küçük bir tren turu da dahil. Deniz altı gezisi ve tekne turu da ayrıca ücretli. Buharlı makinelerden eski otomobillere, faytonlardan bisikletler, uçaklardan trenlere kadar her türlü makine ve araç vardı. Ve hepsi o kadar bakımlı ve temiz durumdaydılar ki sanırsınız fabrikadan yeni çıkmış. Bu bakım işleri için Koç Müzesi’nin bir atölyesi varmış. İlk bölümü gezdikten sonran haliç kenarında ki Halat Restauranta bir kahve molası verdik. Bunun dışında iki kafe birde pub var müzenin içinde. Demlik kafe de fiyatlar daha uygundu bu arada.

Orijinal halleriyle ayakkabıcı, eczane ve saatçi dükkânları. Ayrıca demirci ve oyuncakçı da vardı. Dükkanların hemen arkasında da bir tersane yer alıyor.

Yukarda ki resimlerde denizcilik bölümünden muhteşem detaylar, canlandırmalar ve tekneler vardı. Bir de Rahmi Koç'un teknesi Nazenin ile yaptığı dünya turunun sergisi vardı bir bölümde de. Büyüleyici ve imrendirici bir şeydi. Gittiği her yerden belli ki antika değeri olan objeler getirmiş. Fotoğraflar ve yapığı eskiz çalışmaları. Bunun için çok param olsun istiyorum dünyayı geziyim ben başka bir şey için istemiyorum parayı. Arada birde o niyetle loto oynuyorum ama 3 rakamı bile bir arada hiç görmedim henüz.


Rahmi Koç'un özel eşyalarını sergilediği bölümde çok özel birde Atatürk koleksiyonu vardı. Özellikle fotoğraflarla eşleştirilmiş parçalar tüylerimi diken diken etti. Gözlüğü, mendili ve puantiyeli siyah papyonu. Bir sürü resim çektim daha çok şeyler var ama onarı da gidince görürsünüz.

Çok yorulduk ama deydi doğrusu. Caddenin karşısında kalan bölüm, deniz altı ve gemi turuna katılamadık bir kere daha gitmek şart oldu :O) O yorgunluğun üstüne sütlücede birde uykuluk yemeden dönmeyin. Zaten acayip acıkmış oluyorsunuz. Hala biraz haliniz varsa da çay için Pierre Loti ye gide bilirsiniz. Biz evde içmeyi tercih et tik.

13 Ekim 2009

Kapalıçarşı

Bu hafta sonu çok gezdim çook yoruldum ama sızlanmıyorum çok keyifliydi çünkü. Cumartesi günü annemle kapalı çarşıda dolaştık. Renk cümbüşünden ve parıltıdan başımız döndü. Biryanda rengarenk kumaşlar kandiller bir yanda altın ve pırlanta parıltıları bunları çevreleyen tarihi doku.
Çemberlitaş'tan girip ilk caddeyi baştan sona yürüdükten sonra yemek yemek için Havuzlu restauranta gittik. Yerini sorduk biraz karışık yeri ama iyi bir tarifle rahatça bulduk. Beğendisi meşhurmuş bizde beğendi üstü döner yedik çok lezzetliydi. Atmosfer süperdi tam çarşıya uygun bir restaurant. Yemek yemek için kesin burayı tercih etmelisiniz.
Karnımızı da doyurduktan sonra attık kendimizi çarşının sokaklarına. Halıcılar sokağı bayağı popüler olmuş. Bir çok cafe ve şık dükkanlar açılmış. Ben en son gezdiğimde köşedeki çay ocağı birde cafe vardı sayıları şimdi bayağı artmış. En son olarak ta antikacıların ve gümüşcülerin olduğu bedestende bir tur atıp kahve ve tatlı eşliğinde bira dinlendikten sonra gezimizi sonlandırdık. Yaklaşık 3 saat süren bir geziydi çok eğlenceli ve renkli bir gezi oldu bana eşlik ettiğin için teşekkür ederim anneciğim.

09 Ekim 2009

Sophy Robson...

Sophy Robson için tırnakların modacısı desek yanlış olmaz sanırım. Özellikle yukarıdaki tasarımına bayıldım. Kendisi ünlü markaların defileleri ve reklam çekimleri için çalışmalar yapmış. Burdan da çalışmalarını daha rahat takip edebilirsiniz.

08 Ekim 2009

Alexander MC Queen

Alexander MC Queen spring 2010 defilesinden bazı görüntüler. Ne dersiniz bu adam çılgın dimi:O) Buradan defileyi seyredebilirsiniz.Nefesinizi tutun.

06 Ekim 2009

Yeni Nesil File Çanta...

Bu bir şey değil daha neler var "Artecnica" da. Bir göz atın bence.

İyi Dostlar Güzel Lezzetler...

Sevdiğiniz insanlarla güzel bir yemek ve güzel bir muhabbet, bir cumartesi akşamı yapıla bilecek en güzel şeylerden biri. Yaşlarda ilerledikçe gürültüden patırtıdan uzak lezzetli muhabbetler arıyor sanırım beden. Bunun için de çok uygun mekanlardan biri de "Refik". Güzel mezeler fonda anason kokuşu dudaklarda şen kahkahalar. Hep keyiften içelim inşallah :O)
28 34

05 Ekim 2009

DUSTY DRESS...

Yerli yabancı o kadar çok blog takip ediyorum ki yoruluyorum bazen. Ama bakmadan da yapamıyorum. Bütün yeni postlara bakmaya kalksam bir gün yetmez yani. Bir de yetmezmiş gibi hergün yenilerini keşfediyorum. Ama çok başarılı işler var takdir ve kıskançlıkla takip ediyoru kendilerini. Sizlerle de bunları paylaşmak isterim. Mesela bugün "Dusty Dress"i paylaşmak istiyorum kendisini bu gün keşfettim. Çok başarılı bir blog buyrun sizde bir göz atın.

02 Ekim 2009

Tembel ben...

Tam bir ay olmuş ben hiç bir şey yazmamışım. İş yoğunluğu, üstüne bayram tatili derken hiç ilgilenmez olmuşum bloğumla. Ama izleyicilerimde çoğalmış. Geldim gördüm mutlu oldum:O)
Haydi topla kafanı ve yeni şeyler ekle bloğunaaa..

01 Eylül 2009

İstanbul Fashion Days..

Gidemedim ya. Hala inanamıyorum. İşler de çoğalacak zamanı buldu pazar günü bile çalıştık yani. Takip ettiğim bütün bloggerlar gitmiş :O( .Hepsini çok kıskandım. Hepsi ballandıra ballandıra anlatıyor resimlerini koyuyorlar. Kardeşim gidene var gidemeyen var böylede yapılmaz ki.

Benim Neyim Eksik...

Bu aralar çok popüler kalpli gözlükler. Ben ilk Katy Perry de gördüm ve hasta oldum. Sonra ünlü markaların defilelerinde ve en sonda Madonna da görünce bende istiyorummm durumuna girdim. Bur da yoksa olan yerden getiririz dedi eşim İngiltere den dumanı üstünde geldi.:O)

Hoş Geldin Sonbahar...

Yaz bitti artık. Sonbaharın ilk günü ve ilk yağmuru...

24 Ağustos 2009

Müzeden Detaylar: Takılar

Buda aksesuar hastalığımdan. Çok güzel ve çok iyi korunmuş parçalar vardı. İlham verici. Flaşlı çekim yasak olduğundan resimler biraz bulanık çıktı. :O)

Müzeden Detaylar: Sandaletler

Mesleki bir hastalık ayaklara bakmak bende.

İstanbul Arkeoloji Müzesi...

Cumartesi günü İstanbul Arkeoloji Müzesine gittik. En son güzel sanatlara hazırlanırken gitmiştim. 10 seneden fazla olmuş. Aklım da sadece özel ışıklandırılmış lahitlerin olduğu karanlık oda ve çizim yapmak için gittiğim heykellerin olduğu oda kalmış aklımda. Fazla uzun sürmez oradan da Ayasofya’ya filan gideriz diye düşünmüştüm. Meğer ne yanlış düşünmüşüm 3 saat sürdü Müze turumuz. Arkeoloji Müzesi Ana ve Ek bina olmak üzere iki ayrı binadan oluşmaktadır. Müzeyle ilgili bilgilere burdan ulaşabilirsiniz
İstanbul Arkeoloji Müzesinin “İlk Türk Müzesi” olarak taşıdığı önemin yanı sıra dünyada müze olarak inşa edilmiş az sayıdaki müze binası arasında yer almasıyla da büyük önem ve ayrıcalığa sahiptir. Ünlü ressam ve müzeci Osman Hamdi Bey tarafından Müze-i Hümayun (İmparatorluk Müzesi) olarak kurulan İstanbul Arkeoloji Müzeleri 13 Haziran 1891'de ziyarete açılmıştır. Çeşitli kültüre ait bir milyonu aşkın eseriyle bugün de dünyanın en büyük müzeleri arasındaki seçkin yerini korumaktadır. Bu gezimiz sırasında çok merak ettiğimiz Marmaray, Metro ve Sultanahmet Kazıların da çıkan eserleri de gördük. "Gün Işığında İstanbul'un 8000 Yılı" adı altında 2007 ağustostan beri sergileniyormuş. İnsan bunları görünce kim bilir daha neler var bu toprağın altında diye düşünmeden edemiyor.
Müzenin birçok bölümü yenilenmiş zevkli bir gezi sağlıyor. Ama diğer taraflar için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Klimalarda çalışmıyordu çok sıcaktı. Birde Topkapı müzesindeki gibi kulaklıklı anlatım zımbırtısından olsa süper olurdu. Bu sene Efes i gezerken de çok yararlı olmuştu.

Spongebob I-D

Mavi Kaplı Kitap...

Ortaköy de sahafları dolaşırken çocukluğuma rastladım. Bu mavi kaplı kitaplardan vardı benim bir sürü. Kitapların arasında görünce birden heyecanlandım açtım sayfalarını kokladım aynı kokuydu.

18 Ağustos 2009

03 Ağustos 2009

Alexander Mc Queen.


Kelimelerin kifayetsiz kaldığı an... Alexander Mc Queen.

30 Temmuz 2009

Resmiyetsiz Papyonlar...

Bunlara bayıldım. İnternette sürekli gözüme takılıyorlardı. Hayatıma biraz resmiyet olsun dedim bende yaptım :O) Sizde ister misini ? O zaman buraya. Tavuğu sorarsanız oda burda.

23 Temmuz 2009

Yılan Temalı Aksesuarlar.

Bu nasıl bir durum bilmiyorum; korktuğum şeylerin sanırım ilk sırasında gelir yılan. Ama aksesuar olarak çok beğeniyorum. Aksesuarlarımın en nadide parçalarından biri aşağıda görmüş olduğunuz yılan formunda eski bir yüzük. Şu sıralar da çok popüler bu tarz aksesuarlar.
Yılan formunun büyüsü birazda yüzlerce yıldır kadınların kollarını ve gerdanlarını süslemesinden sanırım. Hikâyesi ve tarihi olan şeyler beni hep etkilemiştir zaten.
Eski Mısır'da yaygın kullanılan yılan temalı objeler sonsuz hayat ve sağlık simgeler. Pek çok ünlü marka yılan motifini sürekli kullanıyor. Birçok çeşidini burda bulabilirsiniz.

The Uniform Project...

Mayıs 2009 da başlayan ve bir yıl sürecek bir proje bu. Tek bir elbise sizce kaç farklı şekilde giyilebilir. Sürdürülebilen tasarım adına aynı elbiseyi farklı aksesuarlar kullanarak 365 gün giyecekmiş bu abla. Bu projeyle tüketim toplumunun özellikle kadınlar üzerinde uyguladığı “güzel ve farklı” olma baskısını protesto ediyor.
Acayip ilham verici bence takip edilmesi gerekir. Elbiseleri tek düzelikten çıkarmak için iyi fikirler edinile bilir. Bu kriz ortamın da tam ilaç :O)Bu abla bu işi aynı zaman da bir hayır işine dönüştürmüş. Site ye yapılan bağışları yıl sonunda Hindistan’daki çocukların eğitimi için kullanacakmış.
www.theuniformproject.com/

21 Temmuz 2009

Gerçek Tek Taşlar...

İşlenmemiş taşlardan yapılmış tek taş yüzükler...Benim gibi tek taş klasiğinden hoşlanmayan bayanlara, ufacık bir taşa bu kadar para verilir mi diyen beylere...(Hoş bunlarda çok ucuz sayılmaz ya :O) 90$ ile 400$ arası fiyatları var.)
www.bonadrag.com/
www.etsy.com/

Romantik ve Kışkırtıcı.

Yüzüklere bayıldım ya. İstiyorummm.. Tektaş yorumuda süper.
www.bonadrag.com/
www.iosselliani.com/

14 Temmuz 2009

Tsumami Kanzashi Tokaları.

Çok güzeller ilk fırsatta bende yapmayı deniycem ama hiç kolay gözükmüyorlar.
Kaynak : http://pingmag.jp/2008/06/12/tsumami-kanzashi/

01 Temmuz 2009

Plastik Poşete Hayır, Yaşasın Pazar Filesi.

Türkiye’de 5 kişiden biri naylon poşet yerine alışverişlerinde bez torba kullansa, bir nesil boyunca ülkemiz 31 milyar 46 milyon 400 bin naylon poşetten kurtulacak. Çünkü, bez torba kullanmak, bir kişi için haftada 6, ayda 24, yılda 288, yaşam boyunca ise 22 bin 176 plastik poşeti kullanmamızı engelliyor.
Devamı için: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=941447&Date=22.06.2009&CategoryID=85

Herkese merhaba. :O) Uuzuun bir tatil yapıp dinlendikten sonra işte gene buradayım. Tatil rotamızı yazmıştım zaten. Yazıcak anlatacak çok şey ve yer var hepsini yazıcam zamanla. Ama ilk önce bu yazıyı yazmak istedim.
Çünkü; O kadar güzel yerler gezdim gördüm ki bunların yok olmasını istemiyorum. Bunun içinde her bireyin yapa bileceği küçük şeylerle çevremizi koruyan büyük bir toplum olabiliriz. Ben, eşim ve çevremdeki arkadaşlarım bunun için ilk olarak naylon poşetten uzak durmaya çalışıyoruz. Bez poşetler kullanıyoruz. Bez poşetin kullanılamadığı yerlerde ise yanımızda taşıdığımız naylon poşetleri tekrar tekrar kullanabiliyoruz. Büyük marketlerde poşetlerini geri dönüşümlü yapmaya başladılar zaten. Bir ben yapsam ne işe yarıycak demeyin (ki hep böyle düşünürüz) sizin yapmanız yanınızdakileri de teşvik edecek bizde olduğu gibi. Her alışverişimde poşete gerek yok dediğimde kendimle guru duyuyorum çünkü dünyamız için iyi bir şeyler yaptığımı biliyorum. http://pazarfilesi.blogspot.com/ da bu duyarlı çabası için çok teşekkür ederim. Sizde bize katılın.

12 Haziran 2009

Galata Moda Festivali.


Dün Galata Moda Festivaline gittik arkadaşlarla. Arkadaşımın da standı vardı(GGC ART) Yaratıcı insanlarla bir arada olmak çok güzel. Mükemmel bir ortamdı ve süper işler vardı. İnternetten takip ettiğim birçok kişiyle tanışma ve muhabbet etme şansım oldu. Sevdiğim insanlar yaratıcılık içinde geçen güzel bir akşamdı. Bu gün son akşam 22:00 ye kadar açık. Hala bir şansınız var.

08 Haziran 2009

Cumartesi Neşesi :O)

Cumartesi Sarpı görmeye gittik. Doğalı 2 haftayı geçti ama hala minnancık :O) Seni çok sevmek istiyorum ama çok küçüksün.

05 Haziran 2009

5 Haziran Dünya Çevre Günü.

Bugün Dünya Çevre Günü ve 90 ülkede aynı günde yayınlanacak 'Yuva' (Home) belgeseli NTV’nin Yeşil Ekranı’nda... (20.00)http://www.ntvmsnbc.com/id/24970290/ Daha az plastik poşet kullanalım.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails